Kılıçdaroğlu’na Değil, CHP’ye Dikkat

Kılıçdaroğlu’na Değil, CHP’ye Dikkat
Kemal Kılıçdaroğlu siyasi bir kişilik olarak Tayyip Erdoğan’a, Kılıçdaroğlu’nun liderlik ettiği CHP de iktidar adayı olarak Ak Parti’ye denk düşmeyebilir; ancak Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’nin işi bundan sonra zorlaşacaktır.

Bu tespitten şu sonuca varabiliriz: CHP’deki değişim Türk siyasi hayatını kökten değiştirme istidadını içinde barındırıyor; ‘Baykal-sonrası Türk siyaseti’ eskisinden çok farklı olacak…

Ne kadar önyargılı olursak olalım, Kılıçdaroğlu’nun CHP’de genel başkan olmasının meydana getirdiği heyecanı görmemek mümkün değil. Türkiye’de her halükârda Ak Parti’ye gitmeyecek, ancak kendisine uygun bir parti (ve lider) bulamayan sayıları ihmal edilmeyecek bir kitle var. Kılıçdaroğlu’nun iş başına gelmesi işte bu kitleyi bayağı heyecanlandırdı.

Yukarıdaki tahlilde “Ak Parti’ye gitmeyecek” sözcüklerine dikkat isterim. Türk siyasi hayatına yepyeni özellikler getirmiş bir parti AKP; daha da önemlisi, kendisinin temsil ettiği kitleleri siyasetin merkezine yerleştirmeyi de başardı. ‘Merkez sağ’ kenar partilerle bir türlü doldurulamıyor, Deniz Baykal’la temsil edilen ‘merkez sol’ da ne yapılırsa yapılsın iktidar adayına dönüşemiyordu. ‘Baykal-sonrası CHP’, bu sebeple, Ak Parti’nin tersi olarak konuşlandırma projesinin ürünü…

CHP’den iktidar adayı ‘solda bir Ak Parti’ çıkarmak için kolları sıvayanlar, meydana getirdikleri dalgalanmayla, varolan siyasi dengeleri sarsmayı amaçlıyorlar. Bu sürecin sonunda, CHP’nin yeni sol değerleri merkeze taşıması bekleniyor.

Aksini yapmaya kalkarsa CHP’nin yeni yönetim kadroları, tarihi mirası ön planda tutan ve doğal olarak yolu ‘Ergenekon’ ile bütünleşen bir çizgi izlerse, heyecan yaratan yenileşme süreci, Cumhuriyet’i kuran partiyi siyaseten işlevsiz hale getirebilir.

Bir tek çıkış yolu var CHP’nin bugünün dünyasında: Merkezde öbekleşmiş değerlerin bütününe sahip çıkmak…

Merkez değerler bütün kamuoyu yoklamalarında aynı sıralamayla çıkıyor: Temel hak ve özgürlükler, dindarlık, demokrasi, hukukun üstünlüğü, Cumhuriyet, lâiklik… Ak Parti bazılarının sırasını değiştirse de bu değerlerin bütününe sahip çıkıyor; Deniz Baykal’lı CHP ise bu değerlerin bütününü kucaklamakta tereddüt geçiriyordu.

‘Yeni CHP’, önem sıralarını değiştirse bile, halkın yüzde 70′inin sahiplendiği bu merkez değerlerin bütününü benimseyecek mi?

Kılıçdaroğlu’nun ‘geçici’ olduğunu, yerini bir başkasına bırakacağını düşünenlerin hareket noktası, bu soruya kesin bir dille “Evet, benimseyecektir” cevabı verilememesidir.

CHP merkezin yeni değerleriyle buluşursa bundan en fazla zarar görecek, aynı değerlere sahip çıkan Ak Parti olmaz; ancak siyasetin kenarında yer aldığı halde konjonktüre karşı çıkarak oy toplayabilen partiler ciddi biçimde sarsılır. Baykal tıkandığı noktada MHP ile birlikte iktidar hülyası kuruyordu; ‘yeni CHP’ ise MHP’ye kaçmış merkezin farklı oylarıyla büyüyebilir. Hüsamettin Cindoruk’un genel başkanı olduğu Süleyman Demirel destekli DP bile ‘yeni CHP’ ile aynı çatı altında buluşmakta zorlanmayabilir.
Haber : Sesli Sohbet DERDO

Sesli Dünya
Bilgisayarinizda flash player 6 Görülmüyor. Buraya Tikliyarak Macromedia Sitesine Gidip indirin.
Yorumlarınız
Hic Bir Yorum Bulunmamakta
Yorum Yaz